Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomiye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Enflasyon görünümüne değinen Şimşek, dış şokların etkisi olmasaydı yıl sonu enflasyonunun yüzde 20 seviyelerine yakın gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.
CNN Türk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Şimşek, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın küresel ekonomi ve Türkiye üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Bölgede gübreden çip üretiminde kullanılan ham maddelere kadar birçok stratejik ürünün üretildiğini ve dünyaya arz edildiğini belirten Şimşek, yaşanan süreci büyük bir arz şoku olarak değerlendirdi.
Şimşek, savaşın küresel büyümeyi olumsuz etkilediğini, finansal koşulları sıkılaştırdığını ve enflasyon beklentilerinde bozulmaya yol açtığını ifade etti. Petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin bu süreçten daha fazla etkilendiğini belirten Şimşek, dış denge üzerinde baskı oluştuğunu söyledi.
Yaşanan şokun tahmin edilenden daha uzun sürdüğünü vurgulayan Şimşek, petrol arzı ve sevkiyatında yaşanan etkinin geçmiş dönemlerdeki büyük şoklardan daha kapsamlı olduğunu dile getirdi. Bu nedenle süreci yakından takip ettiklerini belirten Şimşek, gelişmelerin ekonomi programı açısından ciddiyetle ele alındığını kaydetti.
Türkiye’deki enflasyon sürecine de değinen Şimşek, dış şokların olmaması halinde enflasyonun bu yıl yüzde 20’nin biraz altında ya da biraz üzerinde gerçekleşme ihtimalinin güçlü olduğunu söyledi. Ancak savaşın doğrudan ve dolaylı etkileriyle birlikte yıl geneli için en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı oluştuğunu belirtti.
Bakan Şimşek, “Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti” değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, savaşın etkilerinin süre uzadıkça daha belirgin hale geldiğini ifade ederek, tüm senaryoları ilk günden itibaren değerlendirdiklerini ve analizleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile paylaştıklarını söyledi.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişe de dikkat çeken Şimşek, son üç ayda varil fiyatlarının 118 dolar seviyelerine kadar çıktığını belirtti. Bu tür şokların ekonomi programında önceden tam olarak fiyatlanmasının mümkün olmadığını ifade eden Şimşek, buna rağmen yaşanan gelişmeleri bahane olarak görmediklerini vurguladı.
“Ben bahane peşinde değilim” diyen Şimşek, 2025 yılında da çoklu şokların yaşandığını hatırlatarak, dış gelişmelerin etkisini yok saymanın doğru olmayacağını ancak enflasyon hedeflerinde sapma olduğunda sadece bu gerekçelere sığınmayacaklarını söyledi. Şimşek, yapısal konuların da bulunduğunu belirterek savaşın büyük ancak yönetilebilir bir şok olduğunu ifade etti.
Orta Vadeli Program’ın ekstrem riskleri yönetebilecek şekilde tasarlandığını belirten Şimşek, seçim süreci, deprem, EYT düzenlemesi ve kur korumalı mevduat gibi başlıkların ekonomide önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. Bu dönemde önceliğin makro finansal istikrar olduğunu belirten Şimşek, ikinci yılda dezenflasyon, bütçe disiplini ve cari dengenin yönetilebilir seviyelerde tutulmasının öne çıktığını kaydetti.
Türkiye’nin şoklara karşı hazırlık yaptığını ifade eden Şimşek, “Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik” dedi.
Zor bir coğrafyada bulunulduğunu belirten Bakan Şimşek, dış gelişmelerin her zaman kontrol edilemeyeceğini, bu nedenle ekonominin şoklara karşı dayanıklı hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
Rezervlere ilişkin de bilgi veren Şimşek, Türkiye’nin şu anda yaklaşık 160 milyar dolar rezerve sahip olduğunu belirtti. Şokun etkilerinin önemli ölçüde hissedildiği bir dönemde bu rezerv seviyesinin değerli olduğunu ifade eden Şimşek, mevcut rezervlerin bu haliyle yeterli olduğunu dile getirdi.










